Bir yangın bir ağıt: Ez pepûka serê çiya me

Yaşam 25.06.2024 - 15:00, Güncelleme: 25.06.2024 - 15:00
 

Bir yangın bir ağıt: Ez pepûka serê çiya me

Geçtiğimiz hafta çıkan yangında hayatını kaybedenlerin en genci olan 18 yaşındaki Şehmus Demir için mezarı başında yükselen ağıtlar, tarifsiz acının dili oldu.
Fotoğraf: MA Asopress - Diyarbakır ile Mardin arasındaki kırsal alanda 20 Haziran'da çıkan yangında, 15 kişi hayatını kaybetti. Yangın sonucunda on binlerce hektar arazi yok oldu ve yüzlerce hayvan telef oldu. Yangının sebebi DEDAŞ'ın elektrik nakil hatlarından kaynaklanan bir arıza olarak belirlendi. Yangın, Köksalan (Tobinî) mahallesinde başladı ve alevler arasında kalan iki çobanı kurtarmak için Yücebağ (Kelekê) mahallesinden gelen 10 kişi de yangında yaşamını yitirdi. Gençlerin çoğunluğu arasında en genç olanı 18 yaşındaki Şehmus Demir'di. Yangının çıktığı haberi üzerine babasıyla birlikte traktöre binip yardıma giden Şehmus Demir, maalesef geri dönemedi. Cenazesi, yaşamını yitirdiği gece evinden sadece 1 kilometre uzaklıktaki mezarlıkta gözyaşları içinde defnedildi. Yangında hayatını kaybedenlerin defnedildiği mezarlıkta ağıtlar yükselirken, 18 yaşındaki Şehmus Demir'in mezarı başında büyük acı içinde olan ailesi ve yakınları bulunuyordu. Demir'in babaannesi ve annesi, acı dolu sözlerle ağıtlarını yaktılar. Kulak kabarttığımız yaşlı kadın, “Minê tirba te vekira te derxista bibira Şêxmûsê mino/ Te malê min ağir pêxist û şewitand Şêmûsê mino/ Te piy û baskê min şikand Şêxmûsê mino/ Min te xwedi kir te serî li min bilind ne kir Şêxmûsê mino/ Keçê ne kurê weye kekê min û bavê mine” diyerek ağıt yakıyordu. Demir’in annesi ise, “Bavê wî bu gur pê ket got hadê hadê/ Berê wî da awe ser motorê û dani çolê navê kozê agir/ Pezê xwe da û hat malê / Ne got lawê min tû kuderê yî û tenêyî” diyerek, ağıta devam etti.  Demir'in babaannesi Saadet Demir, torununun fedakar ve çalışkan bir genç olduğunu dile getirerek, onun çobanları kurtarmak için yangına nasıl koştuğunu anlattı. Torunu ile son görüşmesini ise duygusal bir şekilde hatırladı. Demir'in ardında, annesinin ve babaannesinin gözyaşları ve acı dolu sözlerle yaktığı ağıtlar kaldı. ŞEHMUS’A AĞIT    “De lo lo Şexmûs lo lo Şexmûs  Te dilê min heland cîgerê min avêt nava kozê Ez nemînim nemînim heya sibê ez nemînim Ez pepûka serê çiya me  De rabe rabe mator li devê deriyê şoforê diya te tune ye Wey liminê liminê”   Kaynak: MA / Ömer Akın - Ahmet Kanbal  
Geçtiğimiz hafta çıkan yangında hayatını kaybedenlerin en genci olan 18 yaşındaki Şehmus Demir için mezarı başında yükselen ağıtlar, tarifsiz acının dili oldu.

Fotoğraf: MA
Asopress -
Diyarbakır ile Mardin arasındaki kırsal alanda 20 Haziran'da çıkan yangında, 15 kişi hayatını kaybetti. Yangın sonucunda on binlerce hektar arazi yok oldu ve yüzlerce hayvan telef oldu. Yangının sebebi DEDAŞ'ın elektrik nakil hatlarından kaynaklanan bir arıza olarak belirlendi.

Yangın, Köksalan (Tobinî) mahallesinde başladı ve alevler arasında kalan iki çobanı kurtarmak için Yücebağ (Kelekê) mahallesinden gelen 10 kişi de yangında yaşamını yitirdi. Gençlerin çoğunluğu arasında en genç olanı 18 yaşındaki Şehmus Demir'di.

Yangının çıktığı haberi üzerine babasıyla birlikte traktöre binip yardıma giden Şehmus Demir, maalesef geri dönemedi. Cenazesi, yaşamını yitirdiği gece evinden sadece 1 kilometre uzaklıktaki mezarlıkta gözyaşları içinde defnedildi.

Yangında hayatını kaybedenlerin defnedildiği mezarlıkta ağıtlar yükselirken, 18 yaşındaki Şehmus Demir'in mezarı başında büyük acı içinde olan ailesi ve yakınları bulunuyordu. Demir'in babaannesi ve annesi, acı dolu sözlerle ağıtlarını yaktılar.

Kulak kabarttığımız yaşlı kadın, “Minê tirba te vekira te derxista bibira Şêxmûsê mino/ Te malê min ağir pêxist û şewitand Şêmûsê mino/ Te piy û baskê min şikand Şêxmûsê mino/ Min te xwedi kir te serî li min bilind ne kir Şêxmûsê mino/ Keçê ne kurê weye kekê min û bavê mine” diyerek ağıt yakıyordu. Demir’in annesi ise, “Bavê wî bu gur pê ket got hadê hadê/ Berê wî da awe ser motorê û dani çolê navê kozê agir/ Pezê xwe da û hat malê / Ne got lawê min tû kuderê yî û tenêyî” diyerek, ağıta devam etti. 


Demir'in babaannesi Saadet Demir, torununun fedakar ve çalışkan bir genç olduğunu dile getirerek, onun çobanları kurtarmak için yangına nasıl koştuğunu anlattı. Torunu ile son görüşmesini ise duygusal bir şekilde hatırladı.

Demir'in ardında, annesinin ve babaannesinin gözyaşları ve acı dolu sözlerle yaktığı ağıtlar kaldı.


ŞEHMUS’A AĞIT 
 
“De lo lo Şexmûs lo lo Şexmûs 
Te dilê min heland cîgerê min avêt nava kozê
Ez nemînim nemînim heya sibê ez nemînim
Ez pepûka serê çiya me 
De rabe rabe mator li devê deriyê şoforê diya te tune ye
Wey liminê liminê”
 
Kaynak: MA / Ömer Akın - Ahmet Kanbal

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve asopress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.